Hayatım boyunca yüz temel eseri de okuyan biri olarak içime işleyen 3 kitap olduğunu söyleyebilirim, içlerine Uçurtma Avcısı da girdi:) Hatta bunları Vikitap'ta bir tartışmaya bile yazmıştım. İlk başlarda sadece iki çocuğun gülümseyen yüzleriyle başlayan kitabın bu kadar derine işleyebileceğini kim tahmin ederdi ki?
-
Hikaye gerçekten kan donduran sahnelere sahip. Hasan ve Emir aynı evde
büyüyen biri hizmetkarın diğeri de efendi Ağa'nın oğlu olan iki dost...
Çocukluklarının tamamı birbirleriyle oyun oynayıp haylazlık ederek geçen
bu iki genç, bir gün kışın yapılan geleneksel uçurtma turnuvasında
Emir'in galip olması için çabalıyor ve yolları da o anda ayrılıyor...
Hasan Emir'e en son yendiği uçurtmayı almak daha doğrusu düşen uçurtmayı
diğerlerinden önce kapmak için uğraşırken tecavüze uğruyor...Güzel
günlerin sonu...Emir'se olup biteni görmesine rağmen bir şey
yapmıyor...Bu suçluluk nereye giderse gitsin yakasını
bırakmıyor...Hasan'ın Emir'e duyduğu derin sevgi ve bağlılık her
fırsatta canını yakıyor... Kitabın sonlarına doğru yani, Ali ve Hasan
konağı terk edip köylerine gidince, Baba ve Emir de California'ya
gidince ikisinin uzun zamandır görüşmediği zamanlarda, üvey kardeş
oldukları ortaya çıkıyor... Hasan yine zulüm altındaki Afgan
topraklarında Emir'in evi için direnirken eşiyle can veriyor. Emir ise
ikisinin ortak dostu olan Rahim Han'dan bunları öğrendikten sonra
Hasan'ın oğlunu aramaya Afganistan'a gidiyor, savaşın ve zulmün
ortasına... Zorluklarla bulduğu çocuğu Amerika'ya getirip kendini bir
nebze de olsa affettirmeye çabalıyor..
-
İşte insanın içine işleyen romanın hikayesi tam da böyle...Yazarın
kalemi sanki sihirliymişçesine o duygu ve durumları çok iyi betimleyip
önünüze sunuyor, size de sadece ağlamak kalıyor..
*
Romanın türü sanırım psikolojik roman. Yazar durumları çok iyi
betimlemiş. Özellikle yüzlerdeki ifadeleri. Okumuyor, sanki onlarla bir
arada yaşıyorsunuz. Uzun süredir polisiye okuyordum, okumaya ara
verdiğim iyi oldu, ama okurken sürekli ağladığım için kitabı okuduğuma
da biraz pişman oldum...
*
Hasan'ın, tavşandudaklı uçurtma avcımızın basit,kısa, mutlu
hayatı...Emir'in zalimliğiyle övünen ikinci yüzüve kalbindeki suçluluk
duygusu...Baba'nın ölümsüz hatası ve sonuçları...Ali'nin masumiyeti ve
saadeti...Kısaca bu romanda sadece ve sadece iki çocuk yok, babaları,
memleketleri, hayatları, savaşlar, kaçış ve zulüm de var...
*
Kitapta aksiyon, macera elbette bütün bunları yaşamış Emir'in ağzından
bizlere ulaşıyor bence yeterliydi. Tasvirleri ise gereksiz derecede
fazla buldum:(
*
Kitabın dili akıcı, basit ve sade...Afgan kelimelere bayıldım, özellikle de Kaka'ya:)
*
Romanı ilk elime aldığımda kapağında da yazdığı üzere iki çocuk hikayesi
dedim, ama konu itibariyle çocukları çok aşan bir roman bu...
*
Kitaptaki olayların sanırım akışı doğru, bu da bana kitapta
anlatılanların doğru olabilme olasılığını düşündürdü, sanırım oldukça
yüksek...
*
Kitapta bir babanın iki çocuğu üzerindeki etkilerini görüyoruz: Emir'i
zalim biri olarak düşünen ve yumuşaklığını, kendine benzemeyişini
eleştiren baba sayesinde Emir zalim olmak için adeta çabalıyor...Öte
yandan yanında bulunduğu süre içerisinde Hasan'ı kendi oğlundan
ayırmayan baba da uzaklaşmasıyla oğlunu tamamen kaybediyor...
*
Kitabın içerisinde barındırdığı sapık seks anlayışlarından bir müddet
sonra gına geldi gerçekten...Hatta yorumumda da yazdım, sapıttı iyice
diye. Ancak yazar daha sonra normalliğe geri döndü ama bütün bunlar
midemi bulandırdı..
*
Ben 90'ların çocuğuyum, savaş falan görmeden büyüdük biz...Ancak şimdi
görebiliyorum savaşı...Hem de Emir'in gözlerinden,yaşamamış olsa da
kalıntılarından, izlerinden...
*
Kitap için belki bir öneri: Keşke kitap iki bölümden oluşsaydı da Bölüm
1: Emir, Bölüm 2: Hasan konuşsaydı..Gerçi Hasan konuşmazdı, sadece
gülümserdi ya neyse:)
*
Kitapta İslam'ın bazı şartlarına bir çocuğun bakış açısından bakılıyor:
Örneğin, kurban kesme ayinine. sırf bununla ilgili bir kitap
yazılabilir.
*
Eskiden ben de erkek kardeşimle terasımızda uçurtma uçurmaya
uğraşırdım...Bazen de diğer çocuklar şeytan uçurtmalarını sokakta
uçururlardı. Kış yapılan uçurtma turnuvaları bana hiç de yabancı
gelmedi:) Sadece kışın dondurucu soğukta yapılması garip geldi ?
*
Romandaki tarihsel belirsizlikler yani sürekli geri dönüşler ve ileri
gidişler hep bir önceki tarihe bakmama neden oldu, romanın akışına
müdahale etti bence:(
*
Bir ara Ali ve Hasan'dan hiç söz edilmedi, onları merak ettim. Keşke arada bir de gözün onları göreydi ya yazar!
*
Kısacası beni benden alan bir Küçük Arı daha. Yok olan hayatlar ve seyre
bakan canavarlar...Emir'e bazen çok kızdım, bazen de çok üzüldüm
Hasancığa. Ancak Afganistan ve Taliban hakkında benim gibi hiç bir şey
bilmeyenler için oldukça bilgilendirici bir kitap olmuş da diyebilirim.
Kesinlikle okunmalı, ama olaya fazla duygusal bakılmamalı, yoksa benim
gibi iki gün gözleri kan çanağı dolaşılır...
NOT: Okurken mutlaka yanınızda kağıt mendil ya da normal mendil
bulundurunuz, zira ağlamamak mümkün değil Ha bir de dostum fazla
duygusalsan bu kitaba yaklaşma!

0 yorum:
Yorum Gönder